eva green

PARS
Güzelliğinin yanısıra çok iyi aktiristtir de.

Şahsen dikkat çekmek istediğim bir filmi vardır; düşler, rüyalar ve tutkular (the dreamers)
Bu film sıradışı fimleri izleyen kesimlere hitap eder daha çok ve olay altmışsekiz gençliğinin Fransa'sında yaşanır. Eğer ölmeden önce izlenmesi gereken filmleriniz varsa ve farklı şeyleri hoşgörebilirseniz, bu filmi izlemelisiniz.

gini katsayısı

enyaphylia
wikipedia der ki, (açabilene)

gini, bir sıklık dağılımının eşitsizlik miktarı değerlerini ölçer.

bakın bu katsayı türkiye için de dünya için de çok önemlidir. özellikle günümüzde en dikkate değer olması gereken analiz budur. çünkü kazanda kaynayan kurbağa misali, ekonomik makasın açılıyor olması tek gerçek veridir. demek istediğim şey şu, ekonomik kriz olabilir diyor birisi, çünkü durumlar malum, hayat pahalılığı var vs. fakat bunu derken ekonominin hangi tarafında kriz olduğunu ya da olacağını söylemiyor. gini katsayısı ufakken tepede birileri sıkıştığında kriz oldu diyorduk. mesela bankalar krize girerse herkes krize girmiş sayılıyordu. o ona kredi vermiyordu, bu buna inşaat yapamıyordu, malzemeci batıyordu falan filan.

geriye gidelim, konu uzun atlamak zorunda kalıyoruz. 2002'de bireysel kredi miktarı 6 milyar tl civarında idi, 2017 de 500 milyar dolar civarında. eskiden krediyi bireysel değil kurumsal kullanırdık ülkecek. ticari sektörlere bağımlı bir bankacılık, bankacılık durumlarına bağımlı bir ticaret esastı. şimdi ise biz devreye girdik, yani halk. biz hem şirketlere hem de bankalara garanti verdik. ülkedeki kredi borçlusu insan sayısı 40 milyon civarında, yani herkes borçlu, herkes faiz ödüyor. geri kalan yaşlı ve veletler. herkes faiz öderse banka batmaz, herkes kredi çekerse tüccar batmaz. herkes bir kere kredi çekerse üst tabakanın cebi aklınıza gelmeyecek kadar dolar. 40 milyon kişi batarsa kriz olmaz, sosyal statü geriler. çalışma saatleri uzar, sanata edebiyata vakit kalmaz, spor yalan olur, 40 milyon köle çalışır çalışır faiz öder, alışveriş yapar, mülk edinemez, mirası üst tabakaya geçirir. üst tabaka en kötü ihtimalde kardan zarar eder.

yani gini katsayısı büyüdükçe büyür. 1'e iyice yaklaşır. ülkemizde ve dünyada varolan anlaşılmaz problem ekonomik kriz değil gelir dağılımı eşitsizliğinin gün geçtikçe artmasıdır. kapitalizm, bu sefer köleleri de memnun ve razı etmeyi başarmıştır. batan razı çıkan razı bir durum var.

paradise papers

sütü seven kamyoncu
ülkelerin üst düzey yetkililerinin isminin geçtiği belgeler. 120'den fazla politikacının kirli bağlantılarını içerdiği söyleniyor. dünya çapında 382 gazetecinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir çalışma ve bu çalışmanın içinde türkiye'den sadece cumhuriyet gazetesi var.
e tabi bizim devletlülerimiz de boş durmamış. binali'nin oğlanlar babaları dolar bozdurun derken gitmişler vergi ödememek için malta'da şirket açmışlar. yerli sermaye vergisini ödemeyince de tabi gelsin zamlar. bu halkın üstüne çöktüğünüz yetti artık.

hi-fi kulaklıkların kablosuz olması gerektiği

sinan94
Dinamik olmayan kulaklıklar haricinde tüm dinamik Hi-Fi kulaklıkların zamanla kablosuz yapılması taraftarıyım. 300 ohm direnç taşıyan bu kulaklıklar için özel bir pil tasarımı gerekebilir ama kaçıncı yüzyıldayız? Bence gayet de olanak sağlanabilir. Aradan amplifikatör gibi fazla yer kaplayan elemanları da çıkartmış oluruz ve telefonlarla bile kullanılacak düzeye gelir. Kablo demek, illa ki ses kalitesi kaybı demek. Maalesef. Telefonlarda zaten artık idare eder DAC'ler kullanılıyor, Hi-Fi DAP'lara çok da gerek kalmadı, belki en üst düzey ürünler hariç. Artık Hi-Fi kulaklıklarımızı da telefonumuzla kullanabilelim istiyorum. Çok şey de istemiyorum.

Şu 2000 Euro'luk bebeğin kablosuz versiyonu olsa, ne yapar eder alırım.

(resim

Lakin normal kulaklık girişiyle de çalışsa Planar olan kulaklıklar uzun bir süre daha kabloyla çalışacaktır, 6000 dolarlık Susvara gibi. (Kulaklığın sadece kendisi 6000 dolar, evet) Bir gün bunun gibi bir ürünüm olsun isterim ama fiyat limitimi aşıyor maalesef.

(resim

Dünyanın ses kalitesi bazında en iyi ve en pahalı kulaklığı olan Orpheus ise haliyle kablosuz olamayacaktır, zira elektrostatik bir kulaklık.

(resim

erwin rommel

Dantes
Çöl tilkisi Rommel III.Reich'ın en saygın generallerinden biriydi.Kuzey Afrika cephesinde İngilizler'e kan kusturmuş lakin Barbarossa Harekatı'nın zora girmesi ve bütçe sıkıntısı sebebiyle Afrika'dan geri çekilmek zorunda kalmıştır.Daha sonra Atlantik Duvarı'nı denetlemiş, Hitler'e çoğu kez savunma hattının yeterli olmadığını rapor etmiştir.
Rommel, 20 Temmuz 44'te ki darbe kadrolarının bizzat içinde olmasa da darbeyi yöneten askerler tarafından onun kara kuvvetleri komutanı yapılacağına dair belgeyi ele geçiren hitler ona iki seçenek sunmuş; intihar edip onurlu bir cenaze törenine sahip olmak veyahut tüm ailesi ve soy adının yok edilip aşağılanması. rommel de intihar etmiş ve çöl tilkisinin ihtilalle olan ilişkisi halktan gizlenmiştir.
Ayrıca Atlantik hattıyla ilgili düşünceleri doğru çıkmış, Batı çıkarmasında müttefikler atlantik hattını geçmişlerdir.

amerika

PARS
Batısında Büyük okyanus, doğusunda atlas okyanusu bulunan kıtanın ismidir.

Türkçede sıklıkla ülke ismi olarak da kullanılır.

(bkz:usa)

kampüste olması istenen şeyler

sancho panza
Ücretsiz yemekhane bir yana da, o yemekhanenin hali nedir allah aşkına?

Sen teknik üniversitesisin, hem de 100 senedir fazla geçmişi olan bir üniversitesin. Adını aldığın kampüs istanbul'un en güzel yerinde; her ne kadar çarpık kentleşmeye kurban gitse de davutpaşa çevreden izole şekilde bu beton şehirde kalan nadir yeşillikte koca bir alan.

İçinde ne biliyim asırlık binalar, kışlalar falan var. Ama öğrencine, senin asli ve temel görevin olan öğrencine iğrenç yemekler yapıyorsun, yıkanıp yıkanmadığı belli olmayan tabldotlarda servis yapıyorsun. Tamam, etraf kafeterya kaynıyor. Bırak kira gelirin azalsın, aradaki farkı yemekhaneden al.

1.80 değil de 3 liraya, 4 liraya adam gibi yemek için bir şey demez herhalde bu öğrenci. Hadi lan hadi 5 olsun. Vallaha arkadaşlar ne der bilmem ama ben razıyım. Niye razıyım?

Bugün orada yediğim sağlıksız yemek ile karnımı doyururum, eyvallah. Lakin onun bana dönüşü emin olun 10 sene, 15 sene sonra daha ağır olarak geri dönecektir.

Çok değil, biraz daha özen, biraz daha intizam olsun. Emin olun hem başarı artar, hem de buna bağlı olarak kafeterya kirasından değil de, kafası çalışan öğrencilerin yaptığı reklam ile artan katbekat gelirin.

sakız

noname
Bakkal amcaların veya market sahiplerinin para üstü (10kr) çıkmadığı zaman müşteriye 10 kr yok sakız alsanız diye teklifte bulunduğu yiyecek. çignedikçe bagımlilik yapiyor, stres attiriyor fakat çok ciğneyince çeneniz ağrıyabilir.
Ayni zamanda faydası ve zararı olan yiyecektir. faydalarina bakacak olursak; stres attirir, kilo vermeye yardimci olur, metobolizmayi hizlandirirmiş, hafizayi güclendirdigi soylenir. agız ve diş sagligina da katkisı varmış.